Bağdat Caddesi’nde bir Hollandalı: Amsterdam Centraal

Bağdat Caddesi, her geçen gün yepyeni mekânlarla tanışıyor. Bunlardan biri de, buram buram Hollanda kokan Amsterdam Centraal Cafe. Üstelik mekânın sahibi de bir Çinli.

Uzun yıllar Hollanda’da yaşayan inşaat mühendisi Kin Ping Cheung, 2009’da Türkiye’ye gelmiş. Arkadaşları vasıtasıyla ilk önce Fatsa’ya yerleşen Cheung, İstanbul’un karmaşasının başlarda kendisini korkuttuğunu, bu nedenle Fatsa’yı tercih ettiğini belirtiyor. Horonu çok sevdiğini ve ortalama bir Fatsalı kadar oynayabildiğini söyleyen Kin Ping Cheung, sempatik ve girişimci ruhu ile Türkiye’ye çok rahat ayak uydurabilmiş. 2013’te kurduğu inşaat şirketiyle Türkiye’de ticaret yapmaya başlayan Cheung, baba mesleği olan cafe-restaurant işine de girmiş.

Amsterdam Centraal

Kızıltoprak’ta benzincinin hemen arkasındaki sevimli ve şirin cafe’nin terasında kendisiyle bir kahve içimlik sohbetimizde zaman zaman komik, zaman zaman da düşündüren bir söyleşi yaptığımız Kin Ping Cheung, altı aylık inşaat süreci sonunda Eylül ayında Amsterdam Centraal Cafe’yi açmış. Duvarlarda Hollanda’ya ait onlarca güzel tablo arasında kahvelerimizi yudumluyoruz. Bir yanımda alabildiğine lale tarlaları, diğer yanımda Amsterdam manzarası eşliğinde ilk sorum “Neden buradasınız?” oluyor.

HOLLANDA’DAN TÜRKİYE’YE…

Cheung, yıllardır Hollanda’da CEO olarak görev yaptığını, değişen sosyolojik ortama binaen Türkiye’ye geldiğini biraz üzgün bir tavırla anlatıyor: “Babam, 1966 yılında Hong Kong’dan Hollanda’ya gelmiş. Biz de 1971’de yanına geldik. Babam para biriktirip bir restaurant açtı. Benim de aile geleneğini sürdürmemi istese de, ben inşaat mühendisliğini seçtim. Hollanda’da bir yabancı olarak gelebileceğim en yüksek noktaya kadar geldim. Bu benim için çok büyük bir gurur kaynağı.

KÜÇÜK BİR AMSTERDAM İNŞA ETTİK…

2012’de İstanbul’a geldim, 2013’te ticarete atıldım. İstanbul çok kozmopolit ama ticari olarak hayatta kalmayı başarabildim. Babamın benden isteğini biraz geç de olsa yapabildim. İnşaat piyasasının durgunluğunu fırsat bilerek, Amsterdam Central Cafe’yi açtım. Tabi Türk arkadaşlarım da bana çok yardım etti. Burayı küçük bir Amsterdam olarak inşa ettik. Her yerde güzel resimler, fotoğraflar var. Birbirinden leziz kahveler ve ileride içinde Çin yemeklerinin de olacağı bir dünya mutfağı projem de var. Şimdilik cafe olarak hizmet vereceğiz.”

HER MİLLETTEN İNSAN VAR…

Sohbetimiz zaman zaman cafe’ye gelen yabancı misafirlerle kesiliyor. Hemen her milletten insan var. Fas, Tunus, Çin, Amerikalı; çok kültürlü bir cafe burası. Şaşkınlığımı Kin Ping Cheung bozuyor: “Evet, Amsterdam’daki Dame Meydanı gibi burası da, her milletten insan var. Yani ruhu var. Çok kültürlülük, burada da kendini hissettiriyor. Kısa zamanda herkesin burayı duyarak gelmesi, benim için de müthiş bir şey. Erasmus öğrencileri, turistler, İstanbul’da çalışan yabancılar, her yerden geliyorlar.”

AZ ZAMANDA ÇOK YOL…

Arkamda duran masadaki İspanyol kadına gülerek bir şeyler söylüyor ve benimle sohbete devam ediyor. Anlıyorum ki Cheung, sempatikliği ile az zamanda çok yol alıp, bir Türk olmayı başarmış. Kin Ping Cheung, inşaat mühendisi olmanın verdiği avantajla cafe’ye farklı bir ruh katmayı da başarmış gibi gözüküyor. “Neonlar yanınca” diyor Cheung; “Hong Kong akşamlarını hatırlıyorum. Bana kendimi iyi hissettiriyor.”

Kahvemle birlikte söyleşi de sona eriyor. Bağdat Caddesi Kızıltoprak’ta güneş yavaş yavaş batıyor; gece yeni maceralara yol alırken, Hollanda’da yaşamış bir Çinlinin İstanbul’daki halini düşünüyorum. Evet, Kadıköy giderek bambaşka bir hal alıyor. İçten içe burada yaşadığıma çok seviniyorum.

Kin Ping Cheung
Uzun yıllar Hollanda’da inşaat mühendisliği yapan Kin Ping Cheung, Kızıltoprak’ta Amsterdam Centraal isimli bir cafe açtı. Türkiye’yi ve Türk insanını çok cana yakın bulduğunu her fırsatta belirten Cheung, Türk bayrağının önünde objektiflerimize poz verdi.

 

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı