Moshonis Balıkçısı’nın muhteşem dönüşümü

İnsanlar gibi mekanların da duyguları, enerji ve auraları, elektriği, çekiciliği ve “kalitesi” olduğunu, özellikle gastronomi uzmanları bir hayli iyi bilir. Bu faktörleri etkileyen tüm ayrıntılar o kadar önemlidir ki, zincirin halkaları ayrılmaz bir bütün olarak birbirini tamamlar ve ortaya “cemiyet hayatı” çıkar.

Mekan işletmenin sadece balık pişirmek ve müşterilerine sunmak olmadığını; 33 yıllık tecrübesiyle yürekten gelen insan ilişkileri ve karşılıklı hoşgörüsünü kitlelere özgün ve renkli sunumuyla ispatlayan İsmail Şef’in mutfak önderliğinde yaklaşık 7 yıl önce Bağdat Caddesi’nde açtığı Moshonis Balıkçısı, 2019 – 2020 balık sezonunu muhteşem bir dönüşüm ile karşıladı.

Birçok “Gastronomi En’ler Listesi’nde” ilk sıralarda yer alan Moshonis Balıkçısı’nı; “Boğaz’da en renkli ve spesiyal menülerin yer aldığı keyifli bir restoranın Ayvalık Cunda esintisiyle Kadıköy Bağdat Caddesi’nde vücut bulmuş muhteşem özgün versiyonu” olarak yorumlamak, kesinlikle yanlış olmaz. Cunda’nın tarihi adı olan “mis kokulu ada” anlamını taşıyan Moshonis, dünyanın çekim merkezi Bağdat Caddesi’nde gastronominin de başlı başına bir adası gibi… 

Biraz Kalamış’ın tatlı huzuru, Bağdat Caddesi’nin eşsiz dokusu, meltemli akşamlarda Adalar’dan Marmara’nın kokusu adeta…

Hem çiftleri, hem de aile ve geniş grupları aynı anda sigaralı-sigarasız ayrı ayrı bölmelerinde zengin alkol menüleriyle de ağırlayabilen Moshonis Restoran, “ben hem lezzetime, hem de huzuruma düşkünüm” diyenlerin öncelik listesinde yer alıyor. Yine burası mekanın bir hayli geniş olması nedeniyle birçok restoranın aksine sandalyenizde yayıla yayıla rahatça oturulabilmesi, “daha çok müşteri alayım” derdinden uzaklaşmış bir yönetim anlayışı ile işletilmesi nedeniyle de tercih sebebi…  

Moshinos Balıkçısı
100’ÜN ÜZERİNDE ÖZGÜN MENÜ, 80’İN ÜZERİNDE SPESİYAL…

Daha önce Moshonis’e uğradıysanız, bu kez kapıdan içeriği girdiğinizde renklerin değişimini ağırlıklı hissedeceksiniz. Ama içeride sizleri bir anda Cunda’dan Ege Adaları’na saniyeler içerisinde yolculuğa çıkarak öyle bir tatlı koku karşılayacak ki, eğer damak tadı bir hayli kuvvetli gurme iseniz kesinlikle Bağdat Caddesi’nde yürürken metrelerce öteden senteze dönüşmüş Moshonis lezzetleri midenizden önce burnunuza dokunacak. Mostralarda yok yok, sadece küçük bir kısmını ise şöyle sıralayabiliriz;

Ara sıcaklarda damla sakızlı ahtapot kavurma, kağıtta sebzeli ahtapot, ara sıcaklarla bezenmiş beğendili ahtapot sac, sübye paça, sübye yahni, mürekkepli sübye, sübye kavurma, baby enginar ızgara, ızgara baby kalamar, deniz mahsulleri kalamar dolma, mürekkepli kalamar ızgara, ballı ve hardal soslu jumbo karides, simi karides tava, Yunan peyniri, Msitra peyniri ızgara, balıklı patlıcan kebabı, şarap soslu akuades, safranlı midye salma, midye mulmarin, Yunan sarma, Yoğurtlu dil balığı, sebzeli lagos dolma, canlı istiridye, tarak, vangole, ıstakoz, tuzda balık, ıstakozlu makarna, deniz mahsulleri makarna, Ayvallık lokumu, Rum böreği, asma yaprağında sardalya, deniz mahsulleri pazı dolma, lezzet topları, Girit Yahni, deniz mahsulleri pazı dolma, böcek kavurma, balıklı akız, şevketi bostan tava…

Mezelerde; Ege otları, fesleğenli dil balığı, karidesli humus, avokadolu Grit ezme, Moshonis papazı, şevketi bostan, karışık sıcak ot, atom, Atatürk mezesi, fava, Cunda ezme, levrek marin, ızgara zeytin, bademli zaho, okyanus salata, narlı Girit ot…

Bu süreçte sosyal medyada da bir hayli dikkat çeken ödüllü dünya şefi İsmail Doğan’ın kapısını çaldık. “Madem herkes tatile gitti, fırsat bu fırsat” diyen İsmail Şef, 7 yıldır keyifli bir iş ortaklığına imza attığı tanınmış işadamı Nail Günaydın ile birlikte muhteşem bir değişime imza atmış. Zira İsmail Şef de özellikle şu ayrıntıların altını çiziyor.

Moshinos Balıkçısı
ÖYLE BÜYÜK BİR AİLE OLDUK Kİ, BİRLİKTE “EVİMİZİ YENİLEYELİM” DEDİK…

13 Eylül 2013 yılı, kariyerimin de dönüm noktası oldu. Artık Cunda’nın rüzgarları, Bağdat Caddesi’nde esmeye başladı, Moshonis Balıkçısı ile birlikte… Zamanla Gerek Kadıköy, gerekse de Tuzla’dan Beylikdüzü’ne bir hayli geniş misafir portföyümüz oluştu. Bu durum öyle bir hal aldı ki; misafirlerimiz balıklarını Hal’den getirdiğimiz aşamasına kadar bizleri takip etmeye, Cunda’dan ellerimizle seçtiğimiz meze malzemeleri ve spesiyal otları incelemeye, “bugün de kahvenizi içmeye geliyoruz” demeye başladılar. İşte bunun verdiği huzuru, mutluluğu, hazzı kelimelerle tarif edemem sizlere. Neşat Abimiz, Tülay Ablamız, Ahmet amcamız, Emel yengemiz, Selin kızımız, Arda oğlumuz derken “misafirlerimiz” olarak gördüğümüz müşterilerimiz ile zamanla aile gibi olduk. Misafir sayımız arttı, en az 200-250 kişilik kapasite için revize atmosferini oluşturmak zorunda kaldık.

Çok yük çekti Moshonis, eee kolay değil! O muhteşem balıkları mostramıza getirene kadar küçük tekne ve kayıklar bir yana devasa gemilerin bile zamanla nasıl yenilenmesi gerekiyorsa, Moshonis’e de dokunuşların zamanı gelmişti açıkçası. Bu biraz da “mekanın yeniden doğuşu” için atılması gereken zorunlu bir adımımızdı. Evliliğin ardından geçen birkaç yıl sonrası “hadi şu mobilyaları yenileyelim, renkleri daha da canlandıralım” gereksinimi gibi yani… Ancak değişim sadece fiziki koşullarımız ile değil, menülerimizin daha da geliştirilmesiyle de harmanladık. Bugüne kadar birbirinden farklı menülerimiz ve spesiyallerimiz ile misafirlerimizi ağırladık ancak, farklı damat tatlarını da dikkate alarak her sezon menülerimizi geliştirdik. 2019-2020 balık sezonunun Eylül ayı itibariyle açılması ile birlikte Moshonis Mutfağımızda şölen, daha da başka artık…

Bu sene, İstanbul’da sadece Nusr-Et’de bulunan Çağdaş Baklavaları’nı ikinci bir adresi olarak Moshonis’e taşıma kararı aldık ve uygulamaya koyduk. Bu nedenle misafirlerimizi, spesiyallerimizin ardından Çağdaş Baklavaları ile parmaklarını yememeleri konusunda sıkça uyarıyoruz (tebessüm ediyor).

Moshinos Balıkçısı
“MEKANIMIZI YEMEYE” BEKLİYORUZ…

Özenle hazırlanmış menüler, en kaliteli malzemelerle bezenmiş spesiyaller. Bunları açıkçası birçok yerde bulmak mümkün. Ancak çok nadir yerlerde mekanlar ile lezzetlerinin, misafirleri ile enerjilerinin bütünleştiğini görebiliriz. Bu noktada misafirler sadece o lezzetleri değil; donanımlarından mimarisine, işleyiş sisteminden disiplinine tüm ayrıntılarını “yerler” adeta. Çünkü güzel ve keyifli bir yemek mutfakta başlar ancak; misafirin kapıdan uğurlandığı ana kadar personelin saygısı, hürmeti, titizliği, yürekten gelen doğru ve etkili diyaloğu, mekanın enerjisi, uyumu gibi birçok ayrıntılar ile tamamlanır. İnovasyon ruhu ile yenilenen Moshonis Balıkçımızda sürprizlerimiz var, şimdileri misafirlerimizle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz…

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı