Erol Mütercimler: 20. yüzyılın en büyük devrimcisi Atatürk’tür!

Ünlü araştırmacı-yazar ve televizyon programcısı Erol Mütercimler, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programları çerçevesinde Caddebostan Kültür Merkezi’nde “21. Yüzyılın Lideri Atatürk” isimli bir konferans verdi. Katılımın son derece yoğun olduğu konferansta Mütercimler, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ile ilgili bilinmeyen yönleri anlattı. Atatürk’ün daha çocukken belli liderlik özellikleri gösterdiğini belirten Erol Mütercimler, şunları söyledi:

“Mustafa Kemal, ilk gerilla savaşını Trablusgarp’ta vermiş, İtalyan saldırılarını Bedevileri örgütleyerek durdurmuştur. Burada kazandığı deneyimi Kurtuluş Savaşı’nda kullanmıştır. Trablusgarp Savaşı, Osmanlı’da savaşan subaylar döneminin başlangıcıdır. Sokak savaşları sırasında gözüne kireç taşı kaçması, onun bir gözünün biraz şaşı olmasına yol açmıştı. Avusturya’ya tedaviye gitti. Bunun dışındaki iddialar asılsızdır. 31 Mart ayaklanması bastırıldıktan sonra yapılan toplantılarda Cumhuriyet lafını ilk kez kullanmıştır. Gazi’nin tarih sahnesine ilk çıkışı Çanakkale Zaferi’dir. Maalesef, Çanakkale’deki birçok şey yanlıştır. Heykelin yeri, şehitliğin yer hep başka yerdedir. Gazi’nin Çanakkale’deki ilk emri ‘Askere çorba verin’ emridir. Sanıldığı gibi Çanakkale’de yokluk yoktu. Asıl yokluk, Milli Mücadele döneminde hissedilmiştir.”

Erol Mütercimler

SÜREKLİ DÜŞÜNDÜ, ÜRETTİ VE YÖNETTİ…

Mustafa Kemal’in özel hayatı ile ilgili de açıklamalar yapan Mütercimler, okuldan sonra rakı içmeye başladığını ama dört dubleyi geçmediğini aktardı. Gazi’nin günde üç paket sigara içtiğini dile getiren Erol Mütercimler, sözlerine şöyle devam etti: “Atatürk, günde 15 fincan Türk Kahvesi içmeden günü tamamlamazdı. Bunca hareketli hayatına rağmen çocukluğundan beri hep sağlık sorunları ile uğraşmıştı. Kronik böbrek hastalığı bunlardan sadece biriydi. Sağlık sorunlarına rağmen askeri ve devlet işlerini ölene dek hiç aksatmadı. Sürekli düşündü, üretti ve yönetti.

DEMOKRASİYE İNANCINI HİÇ KAYBETMEMİŞTİR…

İstanbul’un işgali zamanında Mustafa Kemal, işgal kuvvetlerinin merkezi durumundaki Pera Palas Oteli’ne gittiğinde İngilizler, Gazi’yi Çanakkale Savaşı’ndan tanıyarak masalarına davet ediyor. Gazi ise ‘Onlar burada misafir, benim masama gelsinler’ diyor. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ile ilgili Bandırma Vapuru hakkında da yanlış bilgilerin dolaşıyor. Geminin pusulası olmadığı gibi bilgiler de yanlış anlatılıyor. Atatürk, söylendiği gibi bir diktatör de değildir. Milli Mücadele döneminde bile meclisi çalıştırdmış ve bilgi vermiştir. Savaşın en keskin dönemlerinde bile demokrasiye inancını hiç kaybetmemiştir. Atatürk, 20. yüzyılın en büyük devrimcilerinden biridir. Gazi, meclise ilk geldiğinde bıyıklarını kesmiş ve üniformasını çıkarıp siyasete atılmıştır.

DÜNYANIN EN ÖNEMLİ ASKERİ DEHALARI ARASINDA…

Mark Twain, dünyanın en önemli askeri dehaları arasında Atatürk’ü saymıştır. Diğer liderlerinden farkını ise, mazlum bir halkın önderi olarak emperyalizme karşı savaş veren ve durdurmayı başaran bir büyük adam olması olarak belirtmiştir. Atatürk, üretimi ve eğitimi olmayan yıkılmış bir toplumu yeniden var etmiştir. Bu yüzden sadece askeri değil, siyasi olarak da bir dehadır.  Atatürk, Osmanlı’yı reddetmemiş, kalanlarla yeni bir Cumhuriyet kurmuştur. Devrimlerin en kazançlısı Türk kadını olmuştur. Seçme ve seçilme haklarının verilmesi, o döneme göre çok ileri bir harekettir.”

Erol Mütercimler, konferans sonrası kitaplarını imzalayarak katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Diğer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı